29 Nisan 2015 Çarşamba

Erkek Arkadaştansa Yavru Bir Köpekle Yaşamanın Daha İyi Bir Seçim Olacağını Kanıtlayan 14 Şey




01.  Gözlerinin içine bakıp, "otur ve kal" dediğinizde, size bozulmaz veya kendini aşağılanmış hissetmez.
02.  Çikolata merakı yoktur.  O yüzden hepsi size kalır...
03.  Yatağınızı işgal etse bile, geri alması kolaydır.
04.  Doğum gününü unutmanız, asla sorun yaratmaz..
05.  Ayakkabı alışverişi için saatlerce sizinle gezebilir.  Ve asla suratını asmaz..
06.  Size asla kafa karıştıran mesajlar yollamaz.  Telefon kullanamaması büyük nimettir...
07.  Yıldönümünüzde asla "ne almalıyım" stresi yaşamazsınız..
08.  Uykusu sessizdir, horultusu olmaz.  Uyanması ise şirinlik seramonisidir.
09.  Yeri geldi mi, gerçek bir beyefendiye dönüşür.  Bunu da bir uyarı beklemeden, içinden gelerek yapar..
10.  Sizden bir şeyler isterken, -sonsuz ısrarla bile- onu sevimli bulursunuz..
11.  Ona ördüğünüz kazağı görünce yüzü asla buruşmaz.  Üstelik giyince karizmasıyla da yürek hoplatır...
12.  Siz ne izliyorsanız, o da onu izler.  Her zaman uyumludur..
13.  Arkadaş çevresi de, kendisi gibi sevimli ötesidir.
14.  Aranızda ne olursa olsun, sizi her gördüğünde mutluluktan çıldırır...

4 Kasım 2014 Salı

Cama Vuran Kumru


Cama Vuran Kumru


“Hiç camınıza vuran bir kumru gördünüz mü?”
Ben gördüm. Kumru ya da diğer adıyla üveyik; güvercin ailesinden ama güvercinlere göre daha küçük, zarif ve sivri kuyruklu bir türdür. Bahçelerde, evlerin etrafında ve ağaçlarda yaşarlar. Değişik renkli türleri olmakla beraber genellikle kahverengi renklidirler. Çıkardıkları sesten dolayı bilimsel adı “tur tur” olup ülkemizde gugukçuk da denilmektedir. Senede iki yumurta yumurtlayan kumruların yavruları yumurtadan çıktıktan on sekiz gün sonra uçmaya başlarlar.
Eş Kumrular
En bilinen özellikleri eşlerin birbirlerine olan bağlılığıdır. Kumruların eşi öldüğü zaman diğeri ömrünün sonuna kadar bir daha çiftleşmez. Bu nedenle Anadolu’da birçok yerde “bir lokma et için hayatta kalan eşin bir ömür boyu mutsuzluğa mahkum edildiği” düşünülerek yakalanıp etlerinin yenilmesi hoş görülmez. Bu sadakat özellikleri dolayısıyla birçok şiire ve hikayeye konu oldukları kadar günlük hayatta birbirlerini çok seven insanlar ve mutlu evliliklere sahip karı kocalar için bu hususta deyimler türemiştir. En çok kullanılanı birbirlerinden kolay kolay ayrılmayan ve her yere birlikte giden sevdalılar için “çifte kumrular” denmesidir. Ülkemizin her yerinde görülmekle beraber özellikle küçük cinslerinin en çok İstanbul ve çevresinde yaşadıkları bilinmektedir. Bunun yanında Avrupa, Asya ve Afrika’da yaşayan pek çok çeşit kumru vardır.
Yabani olarak yaşamalarına rağmen alıştıkları evlerin pencereleri önüne ve denizliklerine sık sık konarak ekmek kırıntısı ve yiyecek bekleyenleri çokça görülmüştür. Hatta denizlikte herhangi bir yem bulamadıklarında cama vurarak ev sahibini uyarmak suretiyle yiyecek isteyebilirler. Eğer bir gün camınıza vuran bir kumru görürseniz bu okuduğunuz satırları hatırlayarak onu boş çevirmeyin. Pencereyi açtığınızda uçup gitse de oraya birkaç ekmek kırıntısı ya da tane bırakın, birazdan döndüğünü görürsünüz.
Kumruları dışlamayın, merhameti bilmek için…

Alıntı:
http://kalemzade.net


 ******************************************



Kumru, Columbidae (güvercingiller) familyasından, genellikle güvercinlere göre daha küçük yapılı ve soluk renkli türlerin ortak adı. Güvercin ve kumru adları taksonomik ayrımlarla bağlantılı olarak, kullanılmamaktadır. Hayvan bilimi olan Güvercinler takımından, güvercinden küçük, boz, gri renkli bir kuş (Streptopelia) türüdür. Özellikle Ege Bölgesine özgü, sandviç ekmeğinin içine domates, peynir ve biber konularak yapılan bir yiyecek türüdür.
Kumru nedir?
  • Neden evliliği güzel olanlara "kumrular gibi" benzetmesi yapabilir misiniz?
  • Çünkü kumru, asla eş değiştirmez
  • Çünkü kumru, içinde bulunduğu şartlara her zaman uyum gösterir, şikayet etmez.
  • Çünkü kumru, hiçbir zaman başka bir kuşun yuvasına girmez.
Familyası Yaşadığı Yerler
  • Kumrugiller (Peristeridae). Bahçelerde, ormanlarda, evlerin yakınında. Özellikleri ise, güvercinden daha küçük, ötücü bir kuş. Eşler birbirlerine çok düşkündürler. Tane ile beslenir. Çeşitleri ise, küçük kumru, gülen kumru, orman kumrusu, en çok bilinenlerdir. Güvercinler (Columbae) alt takımının kumrugiller familyasından, park, bahçe ve ufak koruluklarda çiftler halinde yaşayan güvercine benzer güzel ötücü bir kuş. Genellikle kahverengi tüylüdür. Şeklen güvercine benzemekle beraber, ondan daha küçük ve zarif yapılıdırlar.
Kumru Yuvası
  • Eşlerine bağlılığı ile meşhurdur. Eşlerden biri ölecek olursa, kalan eş ömür boyu başkasıyla eşleşmez. Etini yememek daha iyidir. Bir lokma et için, eşinin ömür boyu mutsuz olmasına sebep olunmuş olur. Dal parçalarından basit yuva yaparlar. Senede iki yumurta yumurtlarlar. Yavrular, yumurtadan çıktıktan 18 gün sonra uçarlar. Göçmen ve kalıcı olanları vardır. 
KumruKumru Çeşitleri
  • (Streptopelia senegalensis) 26 cm boyundadır. Çoğunlukla Trakya bölgesinde ve İstanbul civarında yaşarlar. İnsanlardan kaçmazlar. Yerli ve gezici kuşlardandır. Türk kumrusu (S. decaocta) veya diğer adıyla "gülen kumru". Mavimsi külrenginde olup baş ve boynu tarçın rengindedir. 28 cm boyundadır. Anadolu ve Trakya bölgelerinde boldur. Parklarda, kasaba ve köy bahçelerinde bulunur. Bazı yerlerde Yusufçuk adı ile anılır. Halk tarafından çok sevildiğinden korunmaktadır. Orman kumrusu (S turtur) Güney Avrupa'da bol olup, kışı Afrika'da geçirir. Evcil kumru (S. risoria) beyaz renklidir. Çoğunlukla güvercin diye bilinir.
  • Kumrular, bir yıl boyunca devamlı çiftleşirler. Kuş bilimci, Ali Boyla'ya göre bunun sebebi, kumruların ömrünün ortalama bir yıl olması. Bir defada sadece iki yavru yaptıkları için nesillerini sürdürmeleri sürekli çiftleşmelerine bağlıdır.
  • Kumrular, aşk-ı gugukçuk ötüşüyle başlarlar. Erkek dişiyi takip eder ve çiftleşmesi başlar. Bugünden sonra da bir daha birbirlerinin yanından ayrılmazlar. Aşklarının ürünü olan yavrularını, güvercin sütü denilen bir salgıyla beslerler. Kumrular, bu sıvıyı gagadan gagaya aktararak verirler. "sevgi kuşu" olarak anılmalarının bir sebebi de bu olarak görülmektedir.
Alıntı:
http://www.kuslar.gen.tr


***********************

28 Ekim 2014 Salı

SULTAN II.ABDÜLHAMİD'İN ÇARŞAFI YASAKLAYAN EMİRLERİNDEN BİRİ

SULTAN II.ABDÜLHAMİD'İN ÇARŞAFI YASAKLAYAN EMİRLERİNDEN BİRİ
SULTAN II.Abdülhamid’in emri ile 2 Nisan 1892’de Yıldız Sarayı’ndan zamanın başbakanlığı olan Bâbıâlî’ye gönderilen emirde, günümüzün Türkçesi ile şöyle deniyordu:
“Bugün yapılan cuma selamlığının ardından Teşvikiye’deki imparatorluk silâhhanesini şereflendiren padişahımız saraylarına döndükleri sırada geçtiği yol üzerinde garip bir şekilde bellerinden bağladıkları çarşaflara bürünmüş ve yüzleri siyah renkte gayet ince peçeler ile örülü bazı kadınlar görmüştür. Bunlar örtünmemiş denecek halde açıksaçık bulundukları ve adeta matem elbisesi giymiş Hristiyan kadınlarına benzedikleri için Müslüman olduklarında tereddüt edilmiştir.
İzaha gerek bulunmadığı şekilde, bu muazzam İslâm devletinin Allah’ın izni ile kıyamete kadar bekası ve yükselmesi, kadın-erkek bütün Müslümanlar’ın her türlü hal ve hareketlerinde şeriatın hükümlerine son derece dikkatle uymalarına bağlıdır. Bunun aksi, Allah esirgesin gerek fertler, gerekse de devlet için maddî ve manevî sonsuz zararlara sebep olur. Bu yüzden İslâm kadınlarının ilâhî emirlerdeki usullere ve âdâba azâmî derecede dikkat ve itina etmeleri lüzumunu beyana gerek yoktur.
Bu çarşaflar ise İslâm kadınları hakkındaki örtünme emrine asla muvafık ve müsait olmadığı gibi, bir maksatla şuraya buraya girmek için bazı münasebetsiz erkekler tarafından da bir yerde fesat ve mel’anet için kullanılmaktadır. Hattâ geçenlerde bir erkek bu şekilde çarşafa bürünerek kadın kıyafetinde ve silâhlı olarak bir eve girip evdeki kadının üzerine hücum etmiş, çaldığı eşyayı pencereden dışarıya atarak savuşmuştur.
Din ve devlet düzeni bakımından açıkça görülen zararlarından dolayı bu konu gereken kişilere uygun şekilde anlatılıp gerekli uyarılarda bulunulmak suretiyle kadınların çarşaf giymelerinin yasaklanması, padişahın emridir. 4 Ramazan 1309 / 20 Mart 1308 (2 Nisan 1892). Padişah Hazretleri’nİn başkâtibi Süreyya”
Kaynak

https://www.facebook.com/gercektarafsiztarih

"Köylü, memleketin efendisidir." Mustafa Kemal

Mustafa Kemal, bir gün danslı çay saatinde, Sofya'da(1914) şık bir gazinoda oturmuş, orkestrayı dinliyordu. O sırada köylü kılığında bir Bulgar girip, yanındaki masaya oturdu. Garsonu üst üste çağırdı; garson onu önce önemsemedi, sonra da servis yapmayı reddetti. Arkadan da gazinonun sahibi, köylüye çıkıp gitmesini söyledi. Köylü, "Beni burdan atmaya nasıl cesaret edersiniz?" diye kalkmayı reddetti. "Bulgaristan'ı benim çalışmam yaşatıyor. Bulgaristan'ı benim tüfeğim koruyor." Bunun üzerine polis çağırdılar. O da köylüden yana çıktı. Köylüye çay ve pasta getirmek zorunda kaldılar, o da bunların parasını tıkır tıkır ödedi. Mustafa Kemal sonra, bu olayı arkadaşlarına anlatırken, "İşte ben Türk köylüsünün de böyle olmasını istiyorum" dedi. "Köylü milletin efendisi durumuna gelmedikçe, Türkiye'de gerçek bir ilerlemeden söz edilemez."

Kafasında, ilerdeki slogan böyle filizlenmişti:

"Köylü, memleketin efendisidir."


Atatürk - Bir Milletin Yeniden Doğuşu - Lord Kinross

Kaynak:

https://www.facebook.com 



video

17 Ağustos 2014 Pazar

YANLIŞ BİLİNEN ATASÖZLERİ VE DEYİMLER



YANLIŞ BİLİNEN ATASÖZLERİ VE DEYİMLER

  1. "Güzele bakmak sevaptır" değil, "Güzel bakmak sevaptır" biçimindedir.
  2. "Azimle sıçan duvarı deler" değil, "Azimli sıçan duvarı deler" bçimindedir.
  3. "Göz var nizam var" değil, "Göz var izan var." biçimindedir. (izan: anlayış, anlama yeteneği. nizam: düzen, kural)
  4. "Eşek hoşaftan ne anlar" değil, "Eşek hoş laftan ne anlar" biçimindedir.
  5. "Aptala malum olurmuş" değil, "Abdala malum olurmuş" biçimindedir. (aptal: alık. abdal: derviş) 
  6. "Kısa kes aydın havası olsun" değil, "Kısa kes aydın abası olsun" biçimindedir. (aba bir giysidir ve Aydın efesinin abası kısa ve dizleri açıktır.) 
  7. "Su uyur düşman uyumaz" değil, "Sü uyur düşman uyumaz" biçmindedir. (sü: asker) 
  8. "Saatler olsun" değil, "Sıhhatler olsun" biçimindedir. (sıhhat: sağlık) 
  9. "Su küçüğün söz büyüğün" değil, "Sus küçüğün söz büyüğün" biçimindedir. 
  10. "Elinin körü" değil, "ölünün kûru" biçimindedir. (kûr: mezar, gömüt) 
  11. "Sıfırı tüketmek" dğeil, "zafiri tuketmek" biçimindedir. (zafir: soluk) 
  12. "Eni konu" değil, "önü sonu" biçimindedir.
  13. Azimle sıçan betonu deler. Bilinenin aksine burada anlatılan bir eylem değil, sıçan hayvanıdır. Azimli sıçan mermeri deler bu sözün doğrusudur.
  14. Ana gibi yar Bağdat gibi diyar olmaz. Sözün gerçeğinde anne değil Bağdat yakınlarında bulunan Ane uçurumundan bahsetmektedir. Yar kelimesi de küçük uçurum anlamında kullanılmıştır.
  15. Ava giden avlanır. Burada anlatılmak istenen ava giden kişin av olabileceği değildir. Atasözünde tembellikten kaçınılmayı öğütlemekte ve sadece ava giden kişilerin avlanabileceği vurgulanmaktadır. Yani sadece ava gidenler avlanabilir evde oturup yatanlar değil.
  16. Göz var nizam var. Aslında olması gereken göz var izan vardır.
  17. Haydan gelen huya gider. Genelde çaba harcamadan kazanılan bir şeyin kolay kaybedileceği gibi düşünülür ancak gerçeği Hayy'dan gelen Huy'a gelir anlamındadır. Tam anlamı Allah'tan gelen Allah'a gider.
  18. Eşşek hoşaftan ne anlar. Olması gereken eşşek hoş laftan ne anlar.
  19. Aptala malum olurmuş. Doğrusu Abdal'a malum olurmuş.
  20. Su küçüğün söz büyüğün. Olması geren ''Sus küçüğün söz büyüğün''.
  21. Fukaranın düşkünü beyaz giyer kış günü. Aslında sözün doğrusu zürafanın düşkünü beyaz giyer kış günüdür. Ancak buradaki zürafa bizim bildiğimiz zürafa değil zerafetine önem veren kişi anlamındadır.
  22. ‘’Güzele bakmak sevaptır’’ sözü ‘’Güzel bakmak sevaptır’’şeklindedir. ‘’Azimle sıçan duvarı deler’’sözü ‘’Azimli sıçan duvarı deler’’ şeklindedir.
  23. ‘’Göz var nizam var’’ – Göz var izan var. izan; anlayış, anlama yeteneği anlamına gelmektedir. Nizam ise düzen ve kural demektir.
  24. ‘’Eşek hoşaftan ne anlar’’ sözü ‘’Eşek hoş laftan ne anlar’’ şeklindedir. 
  25. ‘’Aptala malum olurmuş’’ sözü ‘’Abdala malum olurmuş’’ şeklindedir.
  26. ‘’Direk olay’’ sözü ‘’Dile kolay’’ şeklindedir.
  27. ‘’Kısa kes aydın havası olsun’’ deyiminin orijinali ‘’Kısa kes aydın abası olsun’’ şeklindedir. Sebebi efe abasının dizlerinin açık olmasıdır.
  28. ‘’Hay'dan gelen hu'ya gider’’ deyimindeki 'hay' ve 'hu' allah'ın isimleridir ve bu deyim ‘’Allah'tan gelen yine Allah'a gider’’ anlamına gelir. 
  29. ‘’Su uyur düşman uyumaz’’ sözünün doğrusu ‘’Sü uyur düşman uyumaz’’dır. 'sü' eski dilde 'asker' anlamına gelir. 
  30. ‘’Saatler olsun’’ değil de ‘’Sıhhatler olsun’’ diye vurgulamak gerekir. Bilhassa çocukların zihninde banyo ile saat arasında kurulmaya çalışılan ilişki zaman kaybettirir. 
  31. ‘’Su küçüğün söz büyüğün’’ diye bildiğimiz atasözü aslında ‘’Sus küçüğün söz büyüğün’’dür. 
  32. ‘’Yalancının mumu yatsıya kadar yanar’’ Bu söz insanlar tarafından yalancının yalanı en kısa sürede anlaşılır diye yorumlanıyor. Bu yorum doğru olmakla birlikte eksik ve hatta yanlış. Zira bu sözün ortaya çıkışı şöyle imiş: eskiden yatsıyı kılmadan yatan bazı kişiler dışardan bakanlar yatsıyı kılıyor sansınlar diye yatmadan önce yatsının sonuna kadar yanacak bir mum yakarlarmış. Sözün aslı da budur. 
  33. ‘’Başımız sağolsun’’ hem yanlış anlaşılıyor hem de ‘’Başınız sağolsun’’ şeklinde yanlış söyleniyor. Diyelim ki, sapasağlam ve genç bir oğlunu kaybetmiş bir anneye ‘’Başın sağolsun’’ demek ‘’Aman üzülme o öldü ama sen sağsın ya ona bak’’ demek değil midir? Halbuki sözün aslı ‘’Başımız sağolsun’’ yani "devletimiz var olsun’’dur.
  34. ‘’Aslan yattığı yerden bellidir.’’ Herkes bu sözü  yatağın temizlenmesi anlamında anlıyor ama aslan yattığı yeri temizler mi ki temizlik için aslan örnek gösteriliyor. Halbuki sözün asıl anlamı ‘’Bir aslanın aslan olduğunu belli etmesi için ayağa kalkıp kükremesine gerek yok yattığı yerde bile o aslandır.’’ şeklindedir. 
  35. “Galat-ı meşhur lügat-i fasihten evladır."sözü; bazı kelimelerin halk arasındaki yaygın olarak kullanılan yanlış olan şekli, o kelimelerin sözlükteki doğru şekline tercih edilir, anlamında kullanılmaktadır.
  36. Kutsal gecelerde birbirimize “Kandiliniz mübarek olsun.” mesajları çekeriz. Kandil, içinde sıvı bir yağ ve fitil bulunan kaptan oluşmuş aydınlatma aracının adıdır. Eskiden kutsal gecelerde kandil yakıldığı için kutsal gecelere kandil gecesi denmeye başlanmıştır. Oysa kutsal gecenin adı neyse (kadir, berat, Regaip vs) o isimle kutlamak gerekir. “Kadir geceniz mübarek olsun” gibi. Aksi takdirde, “ kandiliniz mübarek olsun” sözü, “gaz lambanız ya da ampulünüz gibi ışık aracınız mübarek olsun” anlamına gelir.
  37. Bazen eski ve yeni kavramları birleştirerek söyleriz. Birçok kişi “Leyle-i kadir gecesi” der. Oysa “leyl” Arapça gece demektir “leyle-i kadir” kadir gecesi demektir. Bu nedenle leyle-i kadir gecesi olmaz. Ya kadir gecesi ya da leyle-i kadir denmesi gerekir. Türkçe kadir gecesi demek en doğrusudur.
  38. Kara sevda deyimini de sık kullanırız. Umutsuz güçlü aşklar için bu deyimi kullanırız. Oysa Arapça olan sevda ve esved sözcüklerinin Türkçe karşılığı karadır. Aynı kökten gelen müsveddeyi de karalama anlamında kullanırız. Kara sevda Türkçeleştirdiğimiz ama sözlük anlamı bakımından farklı olan bir deyimdir.
  39. Bazı sözcükler zamanla ses uyumuna ve kolay söylenişine göre farklılaşmışlardır. Arapça ikame ve kaime kelimeleri aynı kökten gelir. Yerine konan, yerine geçen anlamını taşır. Kaime baba (kayınbaba) baba yerine geçen, kaime anne (kaynana) anne yerine geçen, kaime birader (kayın birader) kardeş yerine geçen anlamını taşır. İngilizler kaynana için “mother in law” diyor yani yasal anne, kayın peder için ise “father in law” yani yasal baba. Biz yukarıdaki kelimeleri takısız kullanıp kaynanaya anne, kayın babaya da baba dediğimiz için çoğu zaman ana ve babaların hangisinden bahsedildiği konusunda iletişim bozuklukları doğuyor.
  40. Ölen yakınlar için “toprağı bol olsun.” deyimi kullanılır. Deyimin kökü çok eskilere dayanıyor. Kadim zamanlarda ölen kişiler kıymetli eşyalarıyla gömülürmüş. O eşyaları kullanıp mutlu olacakları varsayılırmış. Bu sefer mezar hırsızları çoğalmış. Bunun üzerine mezarların üzerine dağ gibi toprak yığarak hırsızlık önlenmek istenmiş. Anadolu’da bu tür toprak yığını olan yerlere höyük de denir. "Toprağı bolsun.” deyimi mezarın üzerinde toprak fazla olsun. Hırsızlar onun kıymetli eşyalarını çalamasın, ölmüş kişi de böylelikle mutlu olsun, anlamında kullanılmaktadır. Bizim kültürümüzde toprağı bol olsun denmez. Allah rahmet etsin denir ya da mekanı cennet olsun denir. Ama bilmeden bu deyim kullanılmaktadır.
  41. Yalancının mumu yatsıya kadar yanar. bu söz insanlar tarafından yalancının yalanı en kısa sürede anlaşılır diye yorumlanıyor.bu yorum doğru olmakla birlikte eksik ve hatta yanlış.zira bu sözün ortaya çıkışı şöyle imiş:eskiden yatsıyı kılmadan yatan bazı kişiler dışardan bakanlar yatsıyı kılıyor sansınlar diye yatmadan önce yatsının sonuna kadar yanacak bir mum yakarlarmış.sözün aslı da buymuş.
  42. Haydan gelen huya gider. bu söz de çok yanlış bilinen bir söz. şöyle ki milletimiz bu sözü bedavadan gelen bir mal sonunda yok yere kaybolur şeklinde anlıyor. ama aslı Hayy (Allahın bir ismi)'den gelen Hu(O yani Allah anlamında bir kelime)'ya gider anlamındadır.
  43. Başımız sağolsun. bu da hem yanlış anlaşılıyor hem de "başınız sağolsun" şeklinde yanlış söyleniyor.diyelim ki sapasağlam ve genç bir oğlunu kaybetmiş bir anneye "başın sağolsun" demek "aman üzülme o öldü ama sen sağsın ya ona bak" demek değil midir? halbu ki sözün aslı "başımız sağolsun" yani "devletimiz var olsun"dur.
  44. Aslan yattığı yerden bellidir.herkes bu sözü  yatağın temizlenmesi anlamında anlıyor ama Allah için söyleyin aslan yattığı yeri temizler mi ki temizlik için aslan örnek gösteriliyor.halbu ki sözün asıl anlamı "bir aslanın aslan olduğunu belli etmesi için ayağa kalkıp kükremesine gerek yok.yattığı yerde bile o aslandır." şeklindedir.
  45.  

KÜFÜRLÜ OLDUKLARI IÇIN AZ BILINEN ATASÖZLERI

KÜFÜRLÜ OLDUKLARI IÇIN AZ BILINEN ATASÖZLERI
Gerçi her tarafindan belli nasil bir yazi oldugu ama gene de belirtelim; rahatsiz olabilirsiniz, asiri derecede küfür ve rahatsiz edici söz içerir. Rahatsiz olacaksaniz lütfen okumayin. (Kaynagindan çok emin olmamakla beraber Ömer Asim Aksoy'un Atasözleri Sözlügü'nden alinmis olabilecegini belirtmek isteriz.)
  1. Atasözü : Kuru bok göte yapismaz
    Anlami : Bir kisiye yapmadigi kesinlikle bilinen bir suçu yüklemeye çalismak bosunadir.
  2. Atasözü : Siçilacak agiz göte yakin gelir:
    Anlami : Kisinin agir hakaret görmesi, kendisinin buna yol açmasindan ileri gelir.
  3. Atasözü : Osuranin burnuna siçmali ki koku ala:
    Anlami : Yaptiklariyla çevresini rahatsiz eden kisiyi daha agir eylemlerle rahatsiz etmeli ki davranisinin ne denli kötü oldugunu anlasin.
  4. Atasözü : Osurukla boya boyanmaz:
    Anlami : Yeterli olmayan davranisla bir is basarilamaz.
  5. Atasözü : Koyunun götü bir gün açiksa keçininki her gün açik:
    Anlami : Davranislarini herkesin begendigi bir kimse bir gün yanlis bir is yapabilir. Bu her gün yanlis is yapaninkinin yaninda kinanacak bir durum sayilmaz.
  6. Atasözü : It boku acindan yer:
    Anlami : Kötü, yasadisi yollarla para kazananlar, geçimini saglamak için baska yol bulamamamislardir.
  7. Atasözü : Göte yakin yerden et yememeli:
    Anlami : Bir sakinca dogurabilecek ise girisilmemeli.
  8. Atasözü : Bir agaçtan okluk da çikar, bokluk da:
    Anlami : Ayni aileden iyi insan da yetisir, kötü insan da.
  9. Atasözü : Açik göte herkes tükürür:
    Anlami : Utanç verici, igrendirici davranislari herkes tiksintiyle karsilar.
  10. Atasözü : Adam olacak çocuk bokundan belli olur:
    Anlami : Bir kisinin yeni basladigi iste ilerleyip ilerleyemeyecegi daha ilk davranislarindan bellidir.
  11. Atasözü : Ak göt kara göt hamamda belli olur:
    Anlami : Ayni sinavdan geçecek olanlardan kimin iyi, kimin kötü durumda oldugu sinavin sonunda belli olur.
  12. Atasözü : A köse, sayilmadik kaç tel sakalin var?
    Anlami : Önemsiz bir kisinin kendini ve yaptigi isi önemli ve zor gösterdigi durumlarda söylenir. 
  13. Atasözü : Acikacak diye siçmaya korkar.
    Anlami : Çok cimri insanlar için söylenir. 
  14. Atasözü : Açgözlü daya (taya) çocugu.
    Anlami : Kanmayan, doymayan çocuklar ve yetiskinler için söylenir. Daya (taya), sütnine, dadi. (Farsça daye'den)  
  15. Atasözü : Ad Ali'nin göt Veli'nin.
    Anlami : Bir isi yapan, bu is için ugrasan kisinin adi anilmaz da bu isten yararlanan kisinin adi anilirsa kullaniliyor. "Ad" zamanla "At" oluvermis. Bu sözü kimileri "kim kime dum duma" anlaminda kullaniyor. 
  16. Atasözü : Adam bildim esegi, altina serdim dösegi.
    Anlami : Saygi gösterip yardim edilen kisinin terbiyesiz ve densiz oldugunu ögrenildiginde söylenen bir söz.  
  17. Atasözü : Adi ata bindi, ayagi yerde gezer.
    Anlami : Bk: Sanki esege bindi, ayagi yere sürter.  
  18. Atasözü : Adi(m) ulu, götü(m) kuru.
    Anlami : Ünü çok fakat sanilanin aksi bir durumda olan insanlarin sözü.  
  19. Atasözü : Adim adim yer edeyim, gör sana neler edeyim.
    Anlami : Ne yapacagini sezdirmeden karsisindaki insani yerinden etme çabasina girisecek olanlarin tehdit sözü.  
  20. Atasözü : Adimi güveç koy amma, ocak üstüne koyma.
    Anlami : Zor isler yapan biri olarak taninmak isteyen fakat aslinda zor isler yapmak istemeyen kisilerin yandas arayis sözleri. 
  21. Atasözü : Adimiz orospu, (fakat, hâlâ) ekmegimizi kuru yeriz.
    Anlami : Yasamak, kazanmak için kötü isler yapan fakat elinde avucunda hiçbir seyi olmayan insanlarin kullandiklari söz. 
  22. Atasözü : "Adin ne?" "Mülayim Aga." "Sert olsan ne halt edersin?"
    Anlami : Diyalog degil, monolog. Sert davranmakla hiçbir sey elde edemeyeceginin bilincinde olmak. 
  23. Atasözü : Aga diyeyim sana, yagin bulassin bana.
    Anlami : Yardakçilik yapan, kayirilmak istenen insanlari anlatmak için kullanilir.  
  24. Atasözü : Agzi açik ayran delisi.
    Anlami : Aptal aptal bakarak ortalikta salak salak dolastigi düsünülen insanlara giyabinda söylenen söz.  
  25. Atasözü : Agzimi yakti as olsa, basimi yardi tas olsa.
    Anlami : Zarar veren ama onu da beceremeyen insanlar için sonradan söylenen söz.  
  26. Atasözü : Agzinin domalmasindan Ömer diyecegi belli(ydi).
    Anlami : Yapilan kötülük ardindan söylenen, aslinda her seyi bastan anlayanlarin söyledigi bir söz.  
  27. Atasözü : Ah ahisi gitmis, of ofusu kalmis.
    Anlami : Güzel günleri, güzellik dönemi geçmis, çirkin günler, çirkin dönemi baslamis insanlar için kullanilir. 
  28. Atasözü : Ahmak islatan (yagmuru).
    Anlami : Öyle bir yagmur ki yagan, semsiyesiz yürüsem bir sey olmaz dersin, ince ince islanirsin. Böyle havalarda yürüyenlere ithaf edilmis bir söz bu. 
  29. Atasözü : Ak göt kara göt geçit basinda belli olur.
    Akim derken bokum der.
    Anlami : Tutarsiz olan, çeliskili konusan, kendini övmeye çalisirken kötü yönlerini anlatan insanlar için kullanilir.  
  30. Atasözü : Aklimi bokuma karistirdi.
    Anlami : Kafasi karisan, dogruyla yanlisi ayirdemeyen, ne yapacagini bilemeyen insanlarin sözü.  
  31. Atasözü : Aklim bokuma karisti.
    Anlami : Korku, saskinlik ve panik duygularini ifade etmek için kullaniliyor. Asiri mutlulukta kendini kaydenler için de. 
  32. Atasözü : Aklina turp sikayim.
    Anlami : Bir kisiye yanildigini, budalaca düsündügünü söylemek için kullanilir. 
  33. Atasözü : Aksayanla aksak, suya gidenle susak.
    Anlami : Baskalari ne yaparsa onu yapan insanlara söylenen bir söz. Susak, bati yörelerinde su tasimak için kullanilan genis agizli testi. 
  34. Atasözü : Aksam ahira, sabah çayira (nahira).
    Anlami : Yiyip, içip yatmaktan baska hiçbir sey yapmayan insanlara. Nahir, kirlara otlatmaya gönderilen davar (koyun-kuzu-koç) sürüsü. 
  35. Atasözü : Aksam Haci Mehmet, sabah eskici Yahudi.
    Anlami : Bazen iyi ve dürüst görünen kurnaz, dalavereci, cimri kisiler için.
    Herhalde o zamanlar "Haci" kavraminin içi bosalmamisti ki olumlu gösterildi. 
  36. Atasözü : Aksam kavurur, sabah savurur.
    Anlami : Zar zor kazandigini günübirlik harcayan, gelecegi düsünmeden yasayan kisiler için. 
  37. Atasözü : Aksam yezit diye öldürdüler, sabah sehit diye namazini kildilar.
    Anlami : Önce acimasizca suçlayip öldüren sonra da üzülen griplar için söylenirmis. Zaman geçtikçe güncelligi artiyor. 
  38. Atasözü : Al Allah kulunu, zapteyle delini.
    Anlami : Kimsenin engelleyemedigi, sonunu düsünmeden korkusuzca bir ise atilan kisilerin ardindan söylenir. 
  39. Atasözü : Al daglardan kengeri, ver devenin agzina.
    Anlami : Bedavadan isini gördüren ve haksiz kazanç saglayanlar için. 
  40. Atasözü : Al sana bir kaya, nerene (nereye) dayarsan daya.
    Anlami : Bir sorunun nasil çözülecegini bilemeyen ya da sorunu baskasinin sirtina yükleyen bir insanin sözleri. 
  41. Atasözü : Alacagin bir igne, çeligin okkasindan sana ne!
    Anlami : Ugrasi alanini daha büyük konularla ilgilenerek abartan kimselere. 
  42. Atasözü : Alacagina sahin, verecegine karga.
    Anlami : Alirken bütün gücünü kullanan, verirken bin dereden su getiren insanlar için kullanilir. 
  43. Atasözü : Alavere, dalavere, Kürt Mehmet nöbete.
    Anlami : Bütün yükü dümen çevirerek bilgisiz ve kimsesiz kisilerin üstüne atmakla ilgili bir söz. Daha o zamandan, kim bilir ne zamandan.  
  44. Atasözü : Alçacik alçacik damlar, bedava gitti bizim amlar.
    Anlami : Ev kadininin gelin gittigi evde (bazen yillar sonra bile) emsal gelinlere kiyasla yoksul görünen evinin alçak tavanina bakip, iç geçirmesi.  
  45. Atasözü : Aldi haberi, gitti kabari kabari.
    Anlami : Sevindirici bir haber alip, gerektiginden fazla övünerek gidenlerin ardindan. 
  46. Atasözü : Alin (derisi) degil, davul derisi.
    Anlami : Arsiz ve utanmayan kisiler için söylenir. 
  47. Atasözü : Alismis kudurmustan beterdir.
    Anlami : Bir seye alisti mi ondan kurtulmak çok zordur anlaminda. 
  48. Atasözü : Ali Faki'ya yazdirdik, daha beter azdirdik.
    Anlami : Uzmani sanarak gittikleri birinin durumu daha da karistirmasi. 
  49. Atasözü : Ali kiran bas kesen.
    Anlami : Çevrede terör estiren, sorumsuzca her istedigini yapan tek kisi için söylenir. 
  50. Atasözü : Almazsin, satmazsin, pazarda isin ne?
    Anlami : Ilgi alanina girmeyen konu üstünde gereksizce duran kisilere söylenir.  
  51. Atasözü : Alti aylik seyisligi var, kirk yillik at boku (fiski) eseler (karistirir).
    Anlami : Deneyimsiz fakat çok bilmis gibi davranan, beceriksizlik yapan, ortaligi karistiran kisilere...  
  52. Atasözü : Altta kalanin cani çiksin.
    Anlami : Herkesin basinin çaresine bakmasini, güçsüz duruma düsmemesi gerektigini söylüyor...  
  53. Atasözü : Am budalasi.
    Anlami : Kadinlarin etkisinde, akli fikri kadinlarda ve cinsellikte olan kisi. 
  54. Atasözü : Am bulmus, killisini ariyor.
    Anlami : Amacina erismis, bir seyleri elde etmis daha da iyisini istiyor, elindekini begenmiyor anlaminda kullanilir. 
  55. Atasözü : Amasyanan bardagi, biri olmazsa bir daha.
    Anlami : Begenmedigini atip, bir baskasini alanlarin sözü. 
  56. Atasözü : Ami olanin imani olmaz.
    Anlami : Kadinlar için söylenen bu sözü sanirim erkekler çikardi, nedendir ben bu sözü yasli bir teyzeden duydum.  
  57. Atasözü : Anadan siska, ne yapsin muska.
    Anlami : Kökü çürük, tedavisi olanaksiz kisiler için söylenir. 
  58. Atasözü : Anan turp, baban salgam.
    Anlami : Görgü, bilgi sahibi olmayan insanlarin yetistirdigi çocuklar için kullanilir. 
  59. Atasözü : Anasi sarmisak, babasi sogan.
    Anlami : Görgü, bilgi sahibi olmayan insanlarin yetistirdigi çocuklar için kullanilir. Bk: Anan turp, baban salgam. 
  60. Atasözü : Anasini bellemek.
    Anlami : Birine (özellikle erkekler için) en duyarli konuyu örnek göstererek büyük bir kötüllük yaptigini söylemek. 
  61. Atasözü : Anasini satayim.
    Anlami : Bir durumu önemsememek. Ne olursa olsun, varim anlaminda. 
  62. Atasözü : Anasini sattigim.
    Anlami : Birine bela okumak. Lanetlemek. 
  63. Atasözü : Anasini sattim.
    Anlami : Bu isi yoluna koydum, basariyla sonuçlandirdim, siyirdim, kivirdim. 
  64. Atasözü : Anasinin -körpe- kuzusu.
    Anlami : Nazli, zor islere, sikintiya gelemeyen gençlere söylenir. 
  65. Atasözü : Anasinin gözü.
    Anlami : Çikarci, hileci, dalavereci, kurnaz kisiler için. 
  66. Atasözü : Anasinin nikâhi.
    Anlami : Uzak bir yer. 
  67. Atasözü : Anasinin nikâhini istemek.
    Anlami : Sattigi malin karsiliginda çok fazla bedel istemek. 
  68. Atasözü : Anladimsa Arap olayim.
    Anlami : Konuyu anlamayan insanlar, Arap olmak belirgin bir ayriksilik yarattigi için olsa gerek, bu sözü kullanirlar/di. 
  69. Atasözü : Anlasildi Vehpi'nin kerrakesi.
    Anlami : Bu masum deyim, isin iç yüzünün anlasildigi, amacin belli oldugu zamanlarda kullaniliyor. Kerrake, ses olarak kötü bir seyi çagristirir gibi görünse de, aslinda bilim adamlarinin bir zamanlar giydigi ince kumastan yapilmis üstlüge verilen ad. 
  70. Atasözü : Ar namus tertemiz.
    Anlami : Namus ve utanma duygularindan tamamen siyrilmis. 
  71. Atasözü : Arabanin tekerine çomak sokmak.
    Anlami : Yolunda giden bir isi engellemek. Bk: Tekere çomak sokmak. 
  72. Atasözü : Aralari sekerrenk (oldu) aldi.
    Anlami : Dostluklari bozuldu. Sekerrenk Farsça'dan gelen, sariya çalan renk anlaminda bir kelime. 
  73. Atasözü : Ari satmis (yemis), namusu kiraya (tellala) vermis (arkasina atmis).
    Anlami : Namus duygusundan uzaklasmis, utanmaz, kötü yola sapma noktasina gelmis kisiler için kullanilir.
  74. tasözü : Arik altindan tarla bagislamak.
    Anlami : Çikar yolu göstermek, bu sözü vermek. 
  75. Atasözü : Arka kapidan çikmak.
    Anlami : Bir sey ögrenmeden okul ya da isten ayrilmak, mezun olmak. 
  76. Atasözü : Arkadas degil, arka tasi.
    Anlami : Aslinda zarar veren, sikinti yaratan sözde arkadaslar için kullaniliyor.
  77.  Atasözü : Arkasi mihrapta.
    Anlami : Güçlü ve saglam kisi/lere yaslanmis.
  78.  Atasözü : Arkasi yufka.
    Anlami : Yaslandigi, dayandigi, güvendigi kisiler güçlü ve saglam degil.
  79. Atasözü : Arpali bugdayli oturmak.
    Anlami : Bir toplantida kadinli erkekli karisik oturmak.
  80. Atasözü : Arpalik yapmak.
    Anlami : Çikar kaynagi olarak belledigi bir yeri ve kimseyi sürekli olarak sömürmek. Arpalik, bilindigi gibi eskiden kimi din büyüklerine aylik olarak verilen para.
  81. Atasözü : Arpaya katsan at yemez, kepege (yal'a) katsan it yemez.
    Anlami : Bir kisinin o anda sözü geçen is için uygun olmadigini belirtir. Ise yaramaz adam. Efendim, köylerde evcil köpeklere et degil, suyla karistirilmis kepek verilir. Kimi bölgelerde bunun adi yal'dir.
  82. Atasözü : Arsini ile alir, sindisi ile keser.
    Anlami : Bu söz, isine gelen konuyu ya da bir seyi istedigi gibi kullanan, yürüten kisilere yakistirilir. Arsin, bilindigi gibi eski bir uzunluk ölçüsü. Sindi, isim; "makas"in Osmanlica'daki karsiligi.
  83. Atasözü : Art ayagiyla kulagini kasir.
    Anlami : Densizce dayranislarda bulunan, asagilik kisilere söylenir.
  84. Atasözü : Asim asim olmak.
    Anlami : Birinden sürekli bir sey istemek, asilmak.
  85. Atasözü : Aslan sütü.
    Anlami : Argo degil. Saka yollu raki.
  86. Atasözü : As deliye kaldi.
    Anlami : Durumdan yararlanacak digerlerinin ortadan kalkmalariyla firsatin bir kisiye kalmasi.
  87. Atasözü : Aska gelmek.
    Anlami : Heyecana kapilmak, cosku içinde olmak.
  88. Atasözü : At anasi.
    Anlami : Iri yari, erkeksi kadinlara bir yakistirma. Bk: Dev anasi.
  89. Atasözü : At çalindiktan sonra, ahirin kapisini kapamak.
    Anlami : Is isten geçtikten sonra önlem almak. Bk: Halayik sikildikten sonra kapiyi kapar.
  90. Atasözü : At elin, it elin, bize ne!
    Anlami : Orali olmayan, baskasinin isine karismayanlarin kullandigi bir söz.
  91. Atasözü : At görür aksar, su görür susar.
    Anlami : Gördügü her seye özenen, gerekmese de sahip olmak isteyen kisilere söylenir.
  92. Atasözü : Ata et, ite ot vermek.
    Anlami : Bir kisiye isine yaramayan bir seyi ya da yetkin olmadigi bir görevi vermek. Bk: Itin önüne ot, atin önüne et koymak. 
  93. Atasözü : Ata nal çakildigini görmüs, kurbaga ayaklarini uzatmis.
    Anlami : Hakeden bir kimsenin karsisinda bunu haketmemis bir kisinin gocunmasi, istekte bulunmasi. Kisinin kendini bilmemesi.
    Atasözü : Atam bilir atasini, ben bilirim ötesini.
    Anlami : Karsidakilerin nereden nereye geldiklerini, soyunu, sopunu, ne mal olduklarini bildigini iddia eden kinayeli söz.
  94. Atasözü : Ates almaya mi geldin?
    Anlami : Birinin gelip hemen gitmesine söylenir.
  95. Atasözü : Ates bacayi sardi.
    Anlami : Durum tehlikeye girdi, olan oldu.
  96. Atasözü : Ates olsa cirmi kadar yer yakar.
    Anlami : Meydan okuma sözü. Çok güçlü olsa ne kadar zarar verebilir ki? Her seyi göze almak. Cirmi, Arapça hacim, büyüklük, oylum. 
  97. Atasözü : Atese vursan duman vermez.
    Anlami : Eli siki, çok cimri kisilere söylenir. 
  98. Atasözü : Ayrani yok içmeye tahtirevanla (atla) gider siçmaya.
    Anlami : Durumuna, yoksulluguna bakmadan gösteris yapmaya, varsillar gibi davranmaya çalisan insanlar için söylenen bir söz.
  99. Atasözü : Az koy da, sen koy.
    Anlami : (Ok: Az ko da, sen ko.) Çok kandirilan, dostlarindan kazik yiyen bir insanin yakinisi. Bazen de, önerinin yani sira yardim da isteyen bir insanin kullandigi söz.
  100. Atasözü : Alismadik Götte tuman (Don) Durmaz.
    Anlami : Bir insan bir seyi içine sindiremezse o iste basarili olamaz.
  101. Atasözü : Sanssiz Deveyi Çölde Kutup Ayisi Sikermis.
    Anlami : Çok sanssiz olmak.
  102. Atasözü : Essegi Siken, Ossuruguna Katlanir..
    Anlami : Hamama giren terler.
  103. Atasözü : Imam Ossurursa, Cemaat (çatir-çatir) Siçar.
    Anlami : Insanlar, liderlerinin yaptigini yapar.
  104. Atasözü : Zaman Kötü, Kolla Götü.
    Anlami : Kendine dikkat et.
  105. Atasözü : Isini Bilmedik Çavuslar, Döner Götünü Avuçlar.
    Anlami : Basarisiz olmak.
  106. Atasözü : Ölüyü Çok Yikarsan, Ya Ossurur Ya Siçar.
    Anlami : Çok özenilen isler sonuca varmaz.

13 Haziran 2014 Cuma

Bedirhan Gökçe'den İstiklal Marşının Olağanüstü Anlamı ve Yorumu..

İstiklal Marşı Reklamı Öyle Değil Böyle Yapılır



Yavruları almak isteyen arkadaşların müracatlarını bekliyorum. İlgilenen arkadaşlar lütfen telefon yada mail ile ulaşın Bursa Süreyya Keskin Çiftliği Kangal Üretimi http://kangaluretimciftligi.blogspot.com sureyyakeskinciftligi@gmail.com Ö.Keskin TUNCER Ziraat Teknikeri 0.532.425.26.63 SÜREYYAKESKİN ÇİFTLİĞİ DEMİRTAŞ OSMANGAZİ / BURSA

5 Mart 2012 Pazartesi

ELEKTİRİK FATURASI İLE YAPILAN HAKSIZ KESİNTİ NASIL GERİ ALINACAK?

 Bismillahirrahmanirrahim La ilahe illa ente sübhaneke innî küntü minez-zalimîn
Elektrik faturalarındaki kanunsuz ca alınan fazla para için itiraz ne şekilde yapılacak bu konuda aşağıda ki adreste bu konuda bilgi var lütfen inceleyip gereken itirazda bulunun 
ADRESTE BULUNAN DİLEKÇE ÖRNEĞİNİ KENDİ BİLGİLERİNİZLE DOLDURUP İLÇENİZ KAYMAKAMLIĞIN'DA BULUNAN HAKEM HEYETİNE GÖTÜRÜP VERİN  YAPILACAK İŞLEM SADECE BU KADAR.
 MASRAF YOK
http://www.karacelebi.av.tr/
 Bismillahirrahmanirrahim La ilahe illa ente sübhaneke innî küntü minez-zalimîn

3 Eylül 2010 Cuma

NİHAYET 10 SENE SONRA




Bismillahirrahmanirrahim La ilahe illa ente sübhaneke innî küntü minez-zalimîn